zaman dar ve hızlı gibi bir dere yatağı
güncesinde bir adam elinde sopa ile suya yazı yazıyor:
o benim!
o benim ve evi yakılmış sokaklarda terk edilmiş
bir kedi kadar korku dolu ve bir İbrahim gibi
putsuz.
güçsüz ve bir o kadar da güçlü, amacı idam edilmek
bile olmayan bir adam. günsüz ama ev'li,intihar.
daire sekiz'de oturan Seyfullah acı içerisinde
evini saran bu koku, korku.
dündü herhalde sevgilisini kaybetti Seyfullah
ama yeri belli, mezar. ama nedir bu telaş
pazar yerlerini dağıtan Seyfullah anlamadı, yas
'ta siyah gözlük, siyah ceket, yeşil kravat; yaşasın İslam,
kahrolsun Ortadoğu! bunları düşünmek nedir diye sorsa Seyfullah
kendine sevgilisi aklına gelir gibi Rabia. bu şişelere bakıyor Seyfullah
bir zanaatkarın elinden çıkmış kadar usta bir seri üretim kadar insan.
sevgilileri görmekte Seyfullah parklarda, sinemalarda ve genel evlerde ama
bir bakıştır bakılan ve çaput yakılmış kadar ıslak, nemli, alev; sıcak.
gri renge boyanmış enkaz binalarını görmekte Seyfullah,
düşsel bir imge vaziyetinden yoksun gibi insan kadar kötü ve ahmak! İnsanlar kadar.
(blues dinletisi)
yolları arşınlamak düşüncesi asfaltın sıcaklığı
Seyfullah meyhanede yok artık düşünceleri
garsonlar önünde Seyfullah'ın makamlar emrinde sanki
sarhoş olmuş gibi içmeler gülmeden. Seyfullah bağırır artık Garson!
:varsa elinde o'nu getir beraber ölelim!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
mektûbât, 1.
Sevgilim, merhaba. Hızlı adımlar ile yürüyorum, yerkürenin küreliğini ispatlamaya mahal verir nitelikte adımlar atıyorum. Bir zamanlar...
-
Selâm, hoş geldin, safha getirdin, Tanrı misafiri misin? Eğer -ki Tanrı misafiri isen, burası şarap bulabileceğin bir meydan değil, ve hatta...
-
hayatın güzel olduğuna dair varsayımlarımı tükettim tek oldum an geldi, zaman durdu tek durdum kurtulmak üzere koştuğum yollar bir çocuğu...
-
İlerlemekteyim Kadıköy sokaklarında, ve ilerlediğim her an bastığım zaman kaldırımlara, yalnızlık daha da canımı acıtmakta. haykırmak ist...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder